Kardeşimsin Hrant…
Yaftalamayın diyen nice aydın görünümlü yetmez ama evetçilerin yarattıkları demokrasi (denen faşizmin) ilk kurbanı olarak farklılığını ve bir arada; din, dil, ırk fark etmeksizin; yaşamanın gerekliliğini vurgulayan ve tam tersi gericiliğin ve kör milliyetçiliğin karşısında olan Hrant oldu. Şimdi bakmayın siz kendilerine verilen paraların boyutuyla aynı büyüklükteki köşelerinde ağlamalarına; onur ve yoldaşlık para ile satın alınmaz!
* * *
Anlayamadık Hrant’ı; tıpkı Kürtler gibi, Aleviler gibi, solcu ve emekçiler gibi ve hatta Türkler gibi… Zaten, 60 yıldır süreklilik kazanmış gericiliğin temel amacı da yalnızlaştırmak ve suçlamak değil midir kendisinden olmayan tüm kesimleri?
Bugün on binlerce yürekli insan Hrant Dink’in vurulduğu kaldırıma, Agos Gazetesinin önüne dek örgütlü bir şekilde yürüdü; analar, babalar,eşler ve çocuklar,öğrenciler, emekçiler, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar ve yüreği Anadolulu insanlar…
Yürüdüler karşı gelmek için çünkü böylesine zor ve karanlık dönemler yaşıyoruz insanlık adına; çünkü iktidarda on yılını deviren gericiliği sabit tahammülsüz İslamcı, emek ve özgürlük düşmanı parti, devlete ve kurumlara, topluma gittikçe egemen olmakta. Aydınlar, gazeteciler, milletvekilleri, öğrenciler ve alanlara dökülen emekçiler adaletsizliğin girdabında sonu belirsiz örgüt suçlamalarıyla… Yürüdüler ve yürüyecekler de… Çünkü böylesi zor ve karanlık dönemlerden geçemiyoruz, gericiliğin sabitliğiyle saplanıp kalıyoruz. Böylesi anlarda örgütlü ses yükseltmeler, alanlara çıkmalar olmadığı takdirde (ki, başbakan bile Mısır halkına hakkınızı arayın demişti; hak aramak örgütlü bir mücadele gerektirir) din, dil, ırk, mezhep farklılığı bahanesi ile nefret söylemi ve suçları, kardeş kavgası gericilerce, yaftalayanlarca ve Dink cinayetinin başından sonuna… odasında ayağını denk al diyen yüksek bürokratından katili yakalayıp hatıra fotoğrafı çektirene ve örgüt işi yok bireysel bir olay, örgüt yok mezcup bir olay diyerek aklayanlarca… içinde bulunanlarca her alan ve anlamda hedef gösterilecektir aydınlar, emekçiler, insan sevgisini yüreğinde büyütenler, Hrantlar, Mumcular, İpekçiler, Dursunlar…
Yerde yatan değil Hrant, değil fikirleri… Yerde yatan kör, bağnaz ve gerici milliyetçiliktir. Hrant’ın savunduğu fikirler dimdik ayaktadır ve örgütlüdür!